Lefkoşa Gezi Rehberi

Türkiye’den sadece kimlik kartınızla giriş yapabileceğiniz yavru vatan Kıbrıs, son yılların en çok gelişim kaydeden ülkelerinden bir tanesi. Bunun en büyük sebebi, sunduğu tatil olanakları ve turizm sektöründeki büyük yatırımlar. Yatırımlar ve tatil turizmi bir yana, Kıbrıs’ta bir tarih keşfine çıkmaya ve harika yapılar görmeye ne dersiniz? Örneğin, Lefkoşa’da mutlaka görmeniz gereken yerler var.

Dünyanın en ilginç niteliklerinden birine sahip olan Lefkoşa, Kıbrıs’ın hem Rum hem de Türk kesiminin başkenti. Bu aynı zamanda dünyada da bir ilk olarak biliniyor. Yüzyıllar boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan bu adanın başkentinde, inanılmaz yapılar ve tarihi hala hissedebileceğiniz sokaklar yer alıyor. Gelin, Lefkoşa gezi rehberi ile bunları sizin için listeleyelim.

Barbarlık Müzesi

Lefkoşa’da ilk olarak nereye gidelim, ne yapalım? Diye sorarsanız, bizce ilk olarak Barbarlık Müzesi’ni ziyaret etmelisiniz. Tarihi iyi öğrenmek ve yaşananları hafızalara kazımak adına müzeleştirilen bir ev olan Barbarlık Müzesi, 60’lı yıllarda Rumlar tarafından baskın yapılan Binbaşı Nihat İlhan’ın evi.

Binbaşı İlhan evde yokken yapılan bu baskında öldürülen insanların -eşi ve çocukları- anısına müzeleştirilen bu evde, hiçbir şey değiştirilmemiş. Kan izleri de, kurşun izleri de hala görülebiliyor. Şüphesiz, kan donduran ambiyansı ile insanı korkutuyor ancak o tarihte siyasi ve askeri atmosferi anlayabilmek adına, iyi bir fırsat.

Bedesten Aziz Nikolas Kilisesi

Lefkoşa gezi rehberi çerçevesinde, muhakkak görmeniz gereken mimari yapılardan biri Bedesten Aziz Nikolas Kilisesi. Burası, günümüzde kumaşçı esnafının pazar yeri olarak biliniyor; ancak bir zamanlar yan yana inşa edilen iki Katolik kilisesiydi. Bu yapının en dikkat çeken yönü ise; Kuzey kısmında yer alan kapısı. Bu kapı, günümüzde Selimiye Camii olarak bilinen Ayasofya’nın büyük mermerli ve kemerli girişinin bir benzeri.

Bedesten Aziz Nikolas içerisinde, Kıbrıs’a has, geleneksel ürünler ve hediyelik eşyalar bulabilmeniz, bir çay için soluklanabilmeniz de ayrıca mümkün. Buraya hem tarihi solumak adına hem de güzel bir mimari yapı görmek adına mutlaka gitmenizi tavsiye ediyoruz.

Selimiye Camii (St. Sophia Kilisesi)

Selimiye Camii, Lefkoşa’da mutlaka görmeniz gereken yerler arasında üçüncü sırada yer alıyor, çünkü burası hem gotik hem de Osmanlı mimarisinin bir sentezi. 1208’de başlayan inşa sürecinde, burası bir Katolik Kilisesi olarak yapılandırılmış ve gotik mimariye sadık kalınarak harika bir tasarımla hizmet vermekteydi; ancak 1570’den sonra, Osmanlı tarafından ele geçirildiğinde, üzerine ince ve zarif bir minare eklenerek camii haline getirildi.

Günümüzde, gotik özünün bozulmaması sebebiyle harika bir sentez olarak görülebilecek Selimiye, türünün en güzel örneklerinden ve şüphesiz uğramanız gereken yerlerden.

Arap Ahmet Camii

1845 Yılında inşa edilen Arap Ahmet Camii, Lefkoşa’nın en güzel yapılarından bir tanesi. Arap Ahmet semtinde yer alan bu yapı, geçmişte bir kilisenin kalıntıları üzerine inşa edilmiş ve iç kısmı Venediklilerden kalma mermerlerle döşenmiş. Bu açıdan şüphesiz görülmeye değer bir manzara sunuyor.

Bazı rivayetler, caminin altında 14. yüzyıla ait mezar taşlarının olduğunu da belirtiyor ancak bu konuda kesin bir bilgi yok.

Girne Kapısı

Tarihte, Lefkoşa’ya girişi sağlayan üç kapıdan biri olan Girne Kapısı; Kuzey kısmında yer almaktadır. Venedik mimarisi ile oluşturulduğundan, mimariye ilgiliyseniz burayı muhakkak görmek isteyebilirsiniz. Ek olarak, kapının etrafında yer alan, Latince yazılmış ve en büyüğünde Sultan II. Mahmut’un tuğrasının da yer aldığı kitabeler, yine görülmeye değer tarihi eserler arasında yer alıyorlar.

Lefkoşa Surları

Venediklilerin bir diğer eseri ise elbette surlar. Lefkoşa gezi rehberi içerisinde mutlaka görmeniz gereken yerler arasında bulunan bu surlar, 11 burcu, 3 kapısı ile dikkat çekmektedir. Kıbrıs’ı fethetmek isteyen Türklerin akınına karşı savunma amacıyla inşa edilen Lefkoşa Surları, daire şeklindedir ve ziyarete tamamı ile açık olduğundan, bu surlarda harika manzaralar ile karşılaşabilirsiniz.

Büyük Han

Selimiye Camii yakınında bulunan Büyük Han da, Lefkoşa’nın en değerli kültür hazinelerinden biri olarak bilinir. Bakıldığında, 1572 yılında inşa edilen bu han, hala aynı biçimde, ihtişamı ile korunmaya devam ediyor. 68 Oda ve 10 dükkandan oluşan bu handa, günümüzde yine dükkanlar ve çay, kahve içebileceğiniz kafeler yer alıyor.

Cevap bırakın