İki Ülkenin Başkenti ‘Lefkoşa’ Gezi Rehberi

20 Temmuz 1974 yılında yapılan Kıbrıs Harekatı’ndan sonra Türkler ve Rumlar adanın kuzey ve güneyini bölgelerini paylaştılar. Arada kalan şehir Lefkoşa ise ortadan ikiye bölündü ve bu bölünme şehre dikkat çekici bir özellik kazandırdı. Tarihi şehir, hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hem de Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin (Kıbrıs Cumhuriyeti) başkenti konumuna oldu.

Kıbrıs denilince akla çoğunlukla ultra lüks oteller, casinolar, eğlence kulüpleri geldiğini biliyoruz. Ancak bu yazımız biraz daha gezi rehberi tadında olacak. Ama Lefkoşa’da gezilecek yerler listemize başlamadan önce şehri kısaca tanıtmakta yarar var. 

Lefkoşa’ya Kimler Gitmeli?

İki Ülkenin Başkenti ‘Lefkoşa’ Gezi Rehberi

Başkent Lefkoşa, adanın en kalabalık şehri olması nedeniyle sosyal ve kültürel aktivitelerin bol olduğu bir bölgedir. Eğer tatil planınız, 5 yıldızlı Kıbrıs otelleri içerisine kapanıp günlerinizi deniz ve casino ile geçirmekten ziyade bir gezi konsepti tarzında ise, kent sizin beklentinizi karşılayacaktır. Lefkoşa, tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Şehrin farklı farklı bölgelerinde tarihin izlerini rahatlıkla görebilirsiniz. 

Lefkoşa’da Hava Durumu Nasıl?

Lefkoşa’da hava durumu pek fazla değişkenlik göstermez. Akdeniz ikliminin görüldüğü adada, yaz ayları beklenildiği gibi oldukça sıcak geçer, kış ayları ise ılık bir hava hakimdir. Ancak geceleri ayaz ihtimaline karşı hazırlıklı olunmalıdır. 

Yılın en sıcak ayı ortalama 40 dereceleri bulan sıcaklığı ile Temmuz, en soğuk ise ortalama 9 derece sıcaklık ile Ocak ayıdır. Şehir turu planlıyorsanız İlkbahar veya Sonbahar aylarında gitmenizi tavsiye ederiz.  

Lefkoşa’da Mutlaka Gidilmesi Gereken Yerler

Barbarlık Müzesi

Listemizin başında yer alan Barbarlık Müzesi aslında biraz tatsız bir yer. 1960’lı yıllarda Kıbrıs Türklerine karşı gerçekleştirilen zulmün izlerini burada görebilirsiniz. Kanlı noel olarak adlandırılan günün gecesinde, Binbaşı Nihat İlhan’ın içeride bulunmadığı bir sırada evine baskın düzenlenmiş, eşi ve çocukları katledilmiştir. 1974 Barış Harekatı sonrası adadaki katliam son bulmuş ve Binbaşı İlhan’ın evi müze haline getirilmiştir. Ev içinde hiçbir şeye dokunulmamıştır. Barbarlık Müzesi, küvette kan lekeleriyle,  kurşun izlerinin bulunduğu duvarları ve aile fotoğraflarıyla katliamın acı gerçeklerini yüzünüze vuruyor.

Venedik Sütunu

Venedik Sütunu 6 metre yüksekliğinde ve granitten yapılmıştır. Kimi kaynaklara göre sütunun 1550 yıllarda Venedikliler tarafından yapıldığı yazılırken aslında Gazimağusa’da bulunan Antik Salamis Harabelerinde dikili durduğu ve Venediklilerin adayı ele geçirmesinin bir sembolü olarak Lefkoşa’ya taşındığı sanılmaktadır.  Sütunun alt kısmında 6 adet İtalyan ailesinin sembolü bulunur. 

Eskiden üzerinde St. Mark aslanı bulunan sütuna sonradan bakır küre ilave edilmiştir. Tarihi yapı, Osmanlı döneminde Sarayönü Camii avlusuna, 1915 yılında İngilizler tarafından şu anki konumu olan Atatürk Meydanı’na taşınmıştır. 

Girne Kapısı

1567 yılında Venedikli bir asker ve mühendis olan Proveditore Franscesco tarafından Lefkoşa’ya savunmak için yapılmış ve kendi isminin verildiği 3 kapıdan biridir. (Diğer kapılar Mağusa Kapısı ve Baf Kapısı’dır) Kapı, 1821 yılında Osmanlılar tarafından restore edilmiştir. Günümüzde tarihi yapı içinde turizm ofisi bulunmaktadır. Bu ofisten, Kıbrıs’ta gezilecek yerler hakkında, harita ve bilgi alabilirsiniz. 

Büyük Han

1570 yılında Lefkoşa’yı ele geçiren Muzaffer Paşa tarafından, 1572 yılında yapılmıştır. Lefkoşa’da görebileceğiniz en eski Türk yapılarından biri olan Büyük Han, 68 odası ve içinde küçük bir camii bulunmaktadır. Eski zamanlarda ticaret yapılan ve tüccarların konaklaması için kullanılan han, Birleşik Krallık döneminde hapishane, daha sonra da barınak olarak kullanılmıştır. Günümüzde han içinde antika eşyaların satıldığı dükkanlar ve kafeler bulunmaktadır. 

Lefkoşa Surları

Lefkoşa Gezi Rehberi - sur

İlk olarak 14. yüzyıllarda Cenevizlilerden korunmak için Lüzinyanlar tarafından yapılmıştır. O döneme surların yapımında kullanılması için birçok binanın yıkıldığı belirtiliyor. 1567 yılında Türklerden korunmak isteyen Venedikliler tarafından eski surların yerine yenileri yapılmıştır. Ancak bölgede 14. yüzyılda Lüzinyanlar tarafından yapılan eski surların bir bölümü korunmuştur. Daire şeklinde olan tarihi yapı 11 burç ve 3 kapıyı çevrelemektedir. 

Selimiye Cami (St. Sophia Kilisesi)

Lefkoşa Gezi Rehberi - selimiye cami

Kıbrıs’ta 1208 – 1326 yıllarında arasında yaşamış olan Lüzinyanlar tarafından inşa edilmiş bir başka yapı da St. Sophia Kilisesi’dir. Gotik mimarisinin en önemli eserlerinden biri olan yapı, ihtişamlı kapıları ile ilgi çekmektedir. Kilise 1570’li yıllarda Osmanlı tarafından 2 tane minare eklenerek Aya Sofya (St. Sophia) Camisi’ne olarak adlandırılmıştır. Günümüzde ismi Selimiye Cami’si olarak bilinmektedir.   

Derviş Paşa Konağı

19. yüzyıl döneminde Derviş Paşa tarafından inşa edilen konak, dönemin Türk mimarisini tam anlamıyla gözler önüne seriyor. Ancak konak mimarisinden çok sahibi Derviş Paşa sebebiyle ilgi görmekte. Derviş Paşa Kıbrıs’ta yayımlanan ilk Türkçe gazete olan Zaman’ı çıkarmıştır. Günümüzde ise konak, Etnografya Müzesi olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır. 

Yeşil Hat

Hat, ilk olarak 1964 yılında o dönemin “Barış Kuvvetleri” komutanları tarafından ortaya çıkarılmıştır. “Yeşil Hat” ismi ile ilgili ilginç bir hikaye vardır. Hikayede, haritan üzerine bir hat çizilecektir ve masada yazan tel kalem yeşil renkli olandır. Hattı bu kalemle çizilmesi daha sonra Yeşil Hat olarak anılmasına neden olmuştur. Tabi hikayenin doğruluğu konusunda kesin bir bilgiye sahip değiliz. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın ardında hattın çizgileri belirlenmiştir. 

Günümüzde hattın gözetimini Birleşmiş Milleteler sağlamaktadır. Hat üzerinden Rum tarafından Türk tarafına geçiş izni verilmektedir ancak Türk tarafından karşı tarafa geçiş yasaktır. 

Machairas Manastırı

Güzelyurt Gezi Rehberi - st mamas kilisesi

12. yüzyıllarda inşa edilen Machairas Manastırı, adanın en eski yapılarından bir tanesidir. Lefkoşa’ya 40 kilometre uzaklıkta bulunan tarihi Meryem Ana’ya ithafen yapılmıştır. Manastırın mimarisi, bahçesi, iç ve dış süslemeleri oldukça hayranlık uyandırmakta. Lefkoşa’ya gelen Hristiyanların ilk olarak uğradıkları yer olarak bilinmektedir.  

Kumarcılar Hanı

Asmaaltı Meydanı’ndan bulunan han, Osmanlılar tarafından 17. yüzyılda inşa edilmiştir. Han, Gotik mimari izler taşımaktadır. Bu sebeple tarihçiler Kumarcılar Hanı’nın ilk olarak eski zamanlarda Venedikliler ya da İngiliz tarafından yapıldığı daha sonra Osmanlıların üzerine inşa ettiği düşünülmektedir. Yapılan dönemlerde, ticaret için kullanılan han içerisinde yan yana sıralanmış 44 adet dükkan bulunmaktadır. 

Taş Eserler Müzesi

Lapidary Müzesi olarak da bilinen Taş Eserler Müzesi mimari tarzı sebebiyle 15. Yüzyılda Venedikliler tarafından inşa edildiği düşünülmektedir. Müze içerisinde lahitler, sütunlar, armalar sergilenmekte. Müzeye girer girmez muhteşem taş işlemeli bir pencere ziyaretçilerini karşılıyor. Bu pencere, İngiliz döneminde yıktırılan Lüzinyan sarayından müzeye getirilmiş. Dampierre ailesine ait olan lahit ve 13. Yüzyılda yaşayan Mareşal Adam of Antioch’a ait mezar taşı en çok göze çarpan eserler arasındadır. 

Bedesten Aziz Nikolas Kilisesi

Lefkoşa Gezi Rehberi - bedesten

İki küçük Katolik Kilisesi’nden oluşan yapı, 12. Yüzyılda Bizanslılar tarafından yapılmıştır. Daha sonra Lüzinyanlar yapıya gotik tarzda eklemeler yapmıştır. Yıllar sonra adaya gelen Venedikliler de, kiliseye kendi mimari stillerinde değişiklik yapmışlardır. Bedesten Kilisesi, 3 farklı kültürün kendilerine has dokunuşlarına sahip karma bir mimari yapıdır. Osmanlı döneminde tekstil ticareti ve barınak olarak kullanılmış. Yapının dikkat çeken özelliklerinden biri, kuzey kısmında bulunan kapının, Selimiye Camii’nde bulunan kemerli girişin adeta küçük ölçekli bir kopyası olmasıdır. 

Mevlevi Tekke Müzesi

Girne Kapısı’nın hemen yanında bulunan müze, 17. yüzyıllarda inşa edilmiştir. Osmanlı Devleti adayı ele geçirdikten sonra birçok Türk adaya yerleşmiştir. Yerleşen Türkler, Mevlana’nın hayat felsefesini, yaşam tarzını ada sakinlerine kabul ettirmek için bu tekkeyi kurmuşlar. Müzenin arka kısımları türbe haline getirilirken, ön taraflarında döneme ait giysiler, araç gereçler ve müzik aletleri gibi eşyalar sergilenmektedir.   

Arap Ahmet Cami

Lefkoşa Gezi Rehberi - arap ahmet cami

1845 yılında kilise üzerine inşa edilen Arabahmet Camii, Kıbrıs işgalinde görev yapan Osmanlı Generali Arap Ahmet Paşa’nın ismini almış. Caminin bulunduğu mahalle de adını Osmanlı General’inden alıyor. Caminin yer döşemesini oluşturan mermerler içerisinde Lüzinyan ve Venedik dönemlerine ait taşlar bulunuyor. Caminin taş zeminin altında 14. yüzyıla ait mezarların olduğu da düşünülmektedir.

Cevap bırakın